Profile

Layout

Direction

Cpanel
Şimdi Buradasınız: Gönül Bahçesi En Sevgili (asm)

Kâinatın Efendisi'ne Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi


Şu kâinatın sahip ve mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gâyeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. Madem yapan bilir; elbette bilen konuşur.Madem konuşacak; elbette zişuur ve zifikir ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Madem insan nev'i ile konuşacak; elbette insanlar içinde kâbil-i hitap ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.
Madem en mükemmel ve istidâdı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve neb-i beşere muktedâ olacak onlarla konuşacaktır; elbette dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek istidatta ve en alî ahlâkta ve nev-i beşerin humsu [beşte biri] ona iktidâ etmiş ve nısf-ı arz onun hükm-ü mânevîsi altına girmiş ve istikbâl onun getirdiği nurun ziyâsıyla bin üç yüz sene [şimdi bin dört yüz sene] ışıklanmış ve beşerin nurânî kısmı ve ehl-i imân mütemâdiyen günde beş defa onunla tecdid-i bîat dip, ona duâ-i rahmet ve saadet edip, ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş ve resûl yapacak ve yapmış ve sâir nev-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır.
Bediüzzaman Said Nursi

Efendimizin Dünyaya Teşrifleri SırasındaMeydana Gelen Hârika Hâdiseler

Kâinatta en Büyük Hadise hic şüphe , Kâinatın Efendisi Peygamberimiz Hz ki gider. Muhammed'in (asm) dünyaya teşrifleri hâdisesidir .
Çünkü , hilkat ağacının çekirdeği odur . Kadir -i Zülcelâl , onun gelişini Takdir etmemiş olsaydı , kainat da, insan da olmayacaktı . Dolayısıyla imtihan dünyasının Kapısı da açılmayacaktı .
" Su gördüğün Büyük âleme Büyük BİR Kitap nazarıyla bakılırsa , Nur -u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir : Eger o Alem -i Kebir , Bir şecere tahayyül edilirse , Nur -u Muhammedî hem çekirdeği , hem semeresi [ meyvesi ] Olur . Eger Dünya mücessem BİR zîhayat farzedilirse , o nur onun ruhu Olur . Eger Büyük BİR insan tasavvur edilirse , o nur onun Akli Olur . "

Read more...

Tarih Milâdî 571, Nisan ayının yirmisi…

Yeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.
Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. Gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. Kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.
Yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "Tevhid" inancından mahrumdu. Küfür ve şirk fırtınası ruh ve kalbleri kasıp kavurmuştu. Gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. Hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.

Read more...