Profile

Layout

Direction

Cpanel
Şimdi Buradasınız: Nur Bahçesi Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur'dan

Konuşan yalnız hakikattir

saidnursiRisale-i Nur’da ispat edilmiştir ki, bazen zulüm içinde adalet tecellî eder. Yani, insan bir sebeple bir haksızlığa, bir zulme mâruz kalır, başına bir felâket gelir, hapse de mahkûm olur, zindana da atılır. Bu sebep haksız olur. Bu hüküm bir zulüm olur. Fakat bu vâkıa adaletin tecellîsine bir vesile olur. Kader-i İlâhî başka bir sebepten dolayı cezaya, mahkûmiyete istihkak kesb etmiş olan o kimseyi bu defa bir zâlim eliyle cezaya çarptırır, felâkete düşürür. Bu, adalet-i İlâhînin bir nevi tecellîsidir.

Read more...

Eser Mükemmelse...

Arkadaş!

Mevcudat, Cenâb-ı Hakkın vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ettiği gibi,
celâlî, cemâlî, kemâlî olan cemî sıfâtına da delâlet etmekle, Hâlıkın zâtında
naks ve kusur olmadığını ve şuûnatında, sıfâtında ve esmâsında ve ef’âlinde de
naks ve kusur bulunmadığını ilân ediyor.

Zira, eserin kemâli bilmüşahede fiilin kemâline, fiilin kemâli bilbedâhe
ismin kemâline, ismin kemâli bizzarure sıfatın kemâline, sıfatın kemâli hads-i
yakîn ile şuûnatın kemâline delâlet eder. Şe’nin kemâli ise, hakkalyakîn bir
sûretle Zâtın kemâlini gösterir.

Binaenaleyh, bir kasrın ve bir sarayın nukuş ve tezyinatındaki mükemmeliyet,
sâni ve mühendisin yaptıkları o nakışlar üstünde ve tezyinat altında görünen
ef’âlin mükemmeliyetine delâlet eder.

Ef’âlin mükemmeliyeti dahi, o sâniin taktığı isim ve lâkapların
mükemmeliyetini gösterir. Esmânın mükemmeliyeti, sıfâtın mükemmeliyetine delâlet
eder. Sıfâtın mükemmeliyeti, şuûnatın mükemmeliyetini tasrih eder. Şuûnatın
mükemmeliyeti dahi, o nakkaşın mükemmeliyet-i zâtına delâlet eder.

Kezalik, kâinatta görünen âsârın kemâli, hadsî bir müşahedeyle, ef’âlin
mükemmeliyetine, ef’âlin kemâli de fâilin kemâl-i esmâsına, esmânın kemâli
sıfâtın kemâline, sıfâtın kemâli şuûnat-ı zâtiyenin kemâline, şuunatın kemâli
Zât-ı Zülcelâlin kemâline delâlet eder. (Mesnevi-i Nuriye)


Bediüzzaman Said Nursî

Hayatı ve ölümü veren O’dur (c.c)

ALTINCI KELİME

يُحْيِى Yani, hayatı veren O’dur. Ve hayatı rızıkla idame eden de O’dur. Ve levazımat-ı hayatı da ihzar eden yine O’dur. Ve hayatın âli gayeleri Ona aittir ve mühim neticeleri O’na bakar; yüzde doksan dokuz meyvesi O’nundur. İşte şu kelime, şöyle fâni ve âciz beşere nidâ eder, müjde verir ve der:

Read more...

Gelen neslin kapısında durmayınız!

Ey iki hayatın rûhu hükmünde olan İslâmiyeti bırakan iki ayaklı mezar-ı müteharrik bedbahtlar! Gelen neslin kapısında durmayınız. Mezar sizi bekliyor, çekiliniz. Tâ ki, hakîkat-i İslâmiyeyi hakkıyla kâinat üzerinde temevvücsâz edecek olan nesl-i cedid gelsin!

Read more...