Profile

Layout

Direction

Cpanel
Şimdi Buradasınız: Gönül Bahçesi

Kâinatın Efendisi'ne Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi


Şu kâinatın sahip ve mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gâyeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. Madem yapan bilir; elbette bilen konuşur.Madem konuşacak; elbette zişuur ve zifikir ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Madem insan nev'i ile konuşacak; elbette insanlar içinde kâbil-i hitap ve mükemmel insan olanlarla konuşacak.
Madem en mükemmel ve istidâdı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve neb-i beşere muktedâ olacak onlarla konuşacaktır; elbette dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek istidatta ve en alî ahlâkta ve nev-i beşerin humsu [beşte biri] ona iktidâ etmiş ve nısf-ı arz onun hükm-ü mânevîsi altına girmiş ve istikbâl onun getirdiği nurun ziyâsıyla bin üç yüz sene [şimdi bin dört yüz sene] ışıklanmış ve beşerin nurânî kısmı ve ehl-i imân mütemâdiyen günde beş defa onunla tecdid-i bîat dip, ona duâ-i rahmet ve saadet edip, ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş ve resûl yapacak ve yapmış ve sâir nev-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır.
Bediüzzaman Said Nursi

Eğer vaad edileni bilseydiniz!

Her şeyin bir bedeli vardır; iyiliğin de, kötülüğün de. Her isyan, her günah, tevbe edilmediği takdirde, dünyada ve ahirette insanın başına çok gaileler açar. Allah için çekilen çileler, işlenen hayırlar, yapılan ibadetlerin ise kazançlarına sınır yoktur.
Sahabe bu konuda oldukça duyarlıydı. Allah için çekilen sıkıntıları zevkle üstlenmişti. Dine, canla başla Allah’ın emirlerine bağlı Suffe Ehli gün gelir zayıflık ve açlık sebebiyle namazdayken düşüp bayılırlardı. Yüce bir hakikat uğruna çekilen bu çilelerin sırrını kavrayamayan bedevîler, onlara “deli” derlerdi!
Allah Resûlü (asm) ise bunların karşılıksız kalmayacağını, bir namaz sonrasında şöyle müjdelemişlerdi:
“Eğer siz, bunların karşılığında Allah katında vaad edilenleri bir bilseydiniz, daha çok zorluklara katlanmak isterdiniz”

İnsan emeline kavuşmadan !..

Hz. Muhammed (sav) bir Hadis-i Şerif'inde mealen şöyle buyuruyor:

Resulullah (sav) yere bir çizgi çizdi ve: "Bu insanı temsil eder" buyurdu. Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek: "Bu da ecelini temsil eder" buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra "Bu da emeldir" dedi ve ilave etti: "İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir."


Hadis No: 149-BUHARİ

Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği ameli: NAMAZ

"Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb'i: 'Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız?' der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir."